Bu yaşanmış gerçek bir hikaye. Mısırlı bir dava adamı olan doktor Saffet Hicazi'den dinledim bir Tv kanalında..Kendisi de, olayın kahramanından bizzat dinlemiş. İbrahim Amca bir Türk. Fransa'da yaşıyor ve mütevazı bir bakkal dükkanı var, daha doğrusu küçük bir marketi..O'ndan alışveriş yapan bir sürü site sakini var dükkanının çevresinde. Her milletten, her dinden, her renk ve ırktan pek çok insanlar.. Olayımızın kahramanı Cad, 7 yaşında bir Yahudi çocuğudur. Cad, hergün gelir ve İbrahim Amca'dan alışveriş yapar, her gelişinde de sahibine hissettirmeden(!) bir çikolatayı cebine indiriverir..Bu aylarca böyle devam eder. Birgün yine gelir, alışveriş yapar ama her zaman yaptığı gibi çikolata almaz, çıkar.. İbrahim Amca, arkasından seslenir şefkatle;
Devamını oku...
Eylül ayının girmesi ile birlikte yayın piyasası hareketlendi. Klasik yayınları yeni sezona damgasını vuran ilk yayınevi oldu. Klasik, medeniyet ve kültür dünyasında büyük boşluk dolduracak 4 önemli eser yayınladı. Günümüzdeki kıymetinin yanı sıra, klasikleşecek ve kütüphanelerin raflarında durdukça hazine gibi değerlenecek dört eser 4 Eylül tarihinden itibaren okurların hizmetine sunuluyor.
Ancak önemine binanen okurların bir an önce haberdar olabilmesi için bu dört değerli eseri yayınevinin tanıtım metni ile duyurmayı uygun gördük. İşte birbirinden değerli dört eserin künyeleri ve yayınevinin kitaplarıyla ilgli açıklaması.
Devamını oku...
İçinde bulundukları o kötü duruma rağmen hâlâ gülümseyebiliyor, şaka yapabiliyorlardı. Oysa ben dışarıda olmama rağmen, hiç gülümsemiyordum. Benim mutlu olmam gerekirken, onlar benden mutlu görünüyordu.
İşkence timleri onlara Hıristiyanlık adına işkence yapıyordu, onlar ise onca işkence ve acıya sabırla karşılık veriyorlardı. Bende olmayan ama onlarda olan mutluluğun inançtan, İslâm’dan kaynaklandığını anladım ve Müslüman oldum. ”
Bu sözler, Guantanamo Üssü’nde bir yıl görev yapan Amerikalı eski asker Terry Holdbrooks ya da yeni ismiyle Mustafa Abdullah’a ait.
Devamını oku...
Kurulduğu günden beri hep ilklere imza atan, insanlara gerçek anlamıyla Dost elini uzatan, yaptığı yardımlar sadece Konya’da değil, ülkede ve Türkiye dışında duyulan Dost Eli Derneği yeni yerine taşındı. Şu mübarek ramazan gününde, yardıma muhtaç olanlara bizzat ulaşamayan vatandaşlarımızın Dost Eli Derneğine uğrayarak yardımlarını rahatlıkla verebileceği ve; “Referans” olarak gösterilebilecek bir yardım kuruluşunun varlığıyla iftihar ediyorum bir Konyalı olarak. Şimdiye kadar hangi yardımları yaptı, kimlere el uzattı, kaç tane yardımsever destek verdi... ayrı ayrı görelim: Öncelikle şunu belirtmeden geçemeyeceğim; Dost Eli Derneği; yardımseverlerin katkısı ile bugünlere gelmiştir. Dernek yönetimi de bunu istismar etmemiş ve yüzünün akıyla işin içinden çıkmıştır, çıkıyor ve Allah’ın izniyle çıkacağa benziyor. Hani bir söz vardır; “Perşembenin gelişi Çarşambadan belli olur” diye. Aynen bunun gibi.
Devamını oku...
Yeryüzünde yaşayan genç yaşlı, kadın erkek milyonlarca insanın pek çok farklı özelliklerine rağmen ortak bazı yönleri vardır. Bunlardan biri kötülük yapma hissidir. Genelde bütün insanlarda bu his vardır. Ancak bazı insanlar, ihtiyaç duyduğunda içlerindeki bu isteği harekete geçirebilir. Genellikle çevresinden tepki almaktan çekinen bu insanlar akıllarındaki kötülükleri ortaya koymaktan kaçınır ve gizli olarak yaparlar. Peki, milyonlarca insan bu ortak dili nereden öğrenmiştir? İnsanları kötülük yapmaya sürükleyen, teşvik eden sebep nedir? Sorunun cevabı; amacı bu ortak dili tüm dünyaya yayarak kendi gibi zalim ve acımasız toplumlar oluşturmak olan şeytandır. Şeytan insanların zarar görmesi için elinden geleni yapmış ve kıyamete kadar da yapacağına yemin etmiştir. Bu gerçek Kuran’da şöyle geçer:
Devamını oku...
Ehlullah şöyle der: “Allah’ın dininden, Allah’ın kitabından, Allah’ın zikrinden yüz çeviren, vahye karşı kör davranan kimse bu dünyada kör olduğu gibi, bu dünyada sıkıntılı bir hayatın mahkumu olduğu gibi âhirette de kör yaratılacaktır. Yâni dünyadaki körlüklerinin, dünyadaki sıkıntılarının yanında âhirette daha büyük körlükler ve sıkıntılar beklemektedir onları. Dünyada Allah’ı unuttukları gibi, Allah’ın kitabını unuttukları gibi, vahye karşı kör ve sağır davrandıkları gibi onlar da cehennem ateşinin içinde unutulacaklar.”
İsra:73,74. “Ey Muhammed! Seni, sana vahy ettiğimizden ayırıp başka bir şeyi Bize karşı uydurman için çağrışırlar. O zaman seni dost edinirler.Sana sebat vermemiş olsaydık, andolsun ki, az da olsa onlara meyledecektin.”
75. “O takdirde sana, hayatın da ölümün de, kat kat azabını tattırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.”
Devamını oku...
Hükümetin Yaptığı Açılım Pkk İle Aynı mı? MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Dün topraklarımızı parselleyerek, Türk milletini yok etmek isteyenlerin emelleriyle, bugün milletimizin birliğini, kardeşliğini bozmaya uğraşanların amaçları üst üste örtüşse de tarihin şahitliğinde bu hain girişimlerden asla sonuç alınamayacağı iyi bilinmelidir. Türk milletinin, son anayurdunda yaşamasına tahammül edemeyen mihraklara karşı, 87 yıl önce Kocatepe'den başlattığı muazzam taarruzun yıl dönümünü iftiharla kutluyoruz. Büyük Taarruz'u, ''üzerine kin, entrika ve ateşle gelen dış düşmanlarla birlikte, içerideki hainlere ve gafillere karşı vatanını müdafaa eden büyük milletin tarihe mal olan muhteşem bir mücadelesi'' olarak tanımlayan Bahçeli, Kocatepe, Çiğiltepe, Tınaztepe ve Belentepe'de yanan bağımsızlık meşalesinin Dumlupınar'da körüklendiğini, Ege'ye kadar tüm yolu aydınlattığını, Türk'ün inancı, kararlılığı ve azmi karşısında çelik ve demirin çaresiz kaldığını belirtti.
Devamını oku...
Yüce Allah'ın bize din olarak seçip-beğendiği İslam dininin temeli, Rabbimiz’i bir tek ilah olarak tanımaktır. Allah birdir ve O'ndan başka ilah yoktur. İman eden insanlar yaşamlarını bu temel gerçek üzerine kurarlar. Allah Kuran'da bu gerçeği, "Sizin ilahınız tek bir ilahtır; O'ndan başka ilah yoktur;O, Rahman'dır, Rahim'dir (bağışlayan ve esirgeyendir). (Bakara Suresi,163) ayetiyle bildirmektedir.
Evrende hiçbirşey yokken Rabbimiz vardı ve O, zamandan ve mekandan münezzehtir. Maddeyi, zamanı, mekanı ve herşeyi, yalnızca "Ol!" emriyle yaratmıştır. Kuran'da bu gerçek bize; "Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir." (Bakara Suresi,117) ayetiyle haber verilmektedir.
Devamını oku...
Sevgili kardeşlerim, bu yazımda kâinatı sahiplenen insandan kısacık bahsedeceğim… Biraz özeleştiri ve eleştiri yapmak istiyorum. Kâinatta en değerli varlık insandır diyoruz ya hep. Ancak her şey kaliteli insanla değer kazanır. Altın, gümüş, elmas gibi madenlerin değerini de ancak insan takdir eder. İnsan kaliteli olmadıkça eşyanın kalitesi de bir anlam ifade etmez. Kalitesiz insanın elinde kaliteler de heder olur.
Bizim en büyük problemimiz kaliteli insan problemidir. Zorluk ve felaket anlarında paradan puldan ziyade kaliteli, vasıflı insanlara ihtiyaç duyulur. Nice zengin servet sahibi fert ve toplumlar görüyoruz ki varlık içinde darlık yaşamaktadırlar. Günümüz toplumlarının hali buna en canlı misaldir.
Devamını oku...
İnsanlar; her zaman değişmek ve gelişmek durumundadır. Hatta buna mecburdur. Bu ikisi olmazsa olmaz şarttır insan hayatında. Değişim; döneklik, istikrarsızlık, kaypaklık, verdiği sözü tutmamak, disiplinsizlik....değildir. aksine; yanlışları silmek, hatada ısrar etmemek, aklı kullanmak, nefse uymamak, şeytanın yoluna değil, Allah’ın yoluna gitmek, insani özelliğe kavuşmaktır. İnsan, ancak değişimle insan olur. Allah, Âdem’i topraktan yarattı. Bu haliyle insan değildi. Ruhundan ilka etmesiyle insan oldu. Âdem’in adamlaşması, değişime girmesiyle mümkündür. Değişimi her gün, her an yaşamaktayız. Yaşamak için bizlere uyarı ve hatırlatma yapılmaktadır. Bunu görmek için etrafımıza, kendimize, tabiata, dünyaya ve olaylara bir bakmamız yeterlidir. Zaten eğitimin özü budur. Eğer değişim olmamış olsaydı eğitime ihtiyaç kalmazdı. Eğitim olmayınca da ne disiplin, ne istikrar, ne kararlılık, ne aklı kullanmak, ne insanlık kalırdı.
Devamını oku...
|
|